go etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
go etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20.4.09

Dreamfall


Platform: Dreamfall
Yer: Fas
Ara sokaklardan ilerlerken Go oynayan iki lavukla karşılaşırsın. Oyuncular acemi. Bunu tahtanın boyutlarına (9x9) ve hamlelere bakarak anlarsın.

Hangi Manada: Çok iyi oyuncular olup, 9x9'luk tahtada antrenman da yapıyor olabilirler. Aslında bi' bok anlayamazsın... Çok eski bir screen shot. Sahibine selamlar...

12.3.09

Esmer

O kadar esmer ki, gözlerinin beyazı parlıyor. Ten rengi kızıla çalıyor. Uzun zaman güneşte kaldığı belli.
Kısa tırnakları, koyu parmaklarının üzerinde sırıtıyor. DNA'sı ötede kalıyor. Oturduğum yerden teninin kokusunu alabiliyorum.

Müzik dinlemesinin beni rahatsız edip etmeyeceğini soruyor. Kibarlanıyoruz. Nereden geldiğimi nelerle uğraştığımı soruyor. Kibarlık havuzuna düşmüş olmanın yarattığı çaresizlikle cevap verip, aynı fuzuli soruları ben de soruyorum. Hatırladığım tek şey Kara Harp Okulu'nda öğrenci olduğu. Harp Okulu hakkında hiç bir fikrim yok.

Kendinden beklenecek bir hareketle, kocaman kareli bir kağıt çıkarıyor ve kalemi takıyor eline. Bütün oyunu kaydedecek. Yani yaklaşık 300 hamleyi geçirecek kağıda. Başına ne gelise gelsin son hamleye kadar terketmeyeceğine eminim. Boynundan sarkan kablo kulaklarına ne götüyorsa onu duyuyor, sesini açıyor. Her şey hazır. Süreyi başlatıyor.

Kahve makinasını göstererek izin istiyorum. Beyaz olmama rağmen ilk hamleyi yaptığımı düşünüyorum. Geri döndüğümde komoku yapmış olacak. Ben hoshi'ye oynayacağım. Sonrasında 30 saniye kadar düşünüp, oyunun 3. hamlesini yapacak. Fuseki'yi geçip, hangi grupları öldürmem gerektiğine kadar vereceğim. O da hangi grupları sağlamlaştırması gerektiğine. Tam bir kaos olacak. Ama şimdi kaosun tavrını belirlemek lazım. Kahvenin erittiği plastik bardakla salondan ayrılıp, bahçeye çıkıyorum. O, komoku yapıyor. Saate, 15 saniye geç basacak kadar centilmen. Çimlere uzanıp sigaramı yakıyorum. Huzur geliyor... Tahtaya değmemiş tüm siyah taşları öldürmeyi planlıyorum.

Ankara, 17 Mart 2007

9.1.09

Kötü bir gün...

7 Ocak 1995

Alpar Kılınç'ı kaybettik. Ben Alpar'ı hiç tanımadım ancak Alpar'ın yeri benim ve birçok arkadaşım için bambaşkadır.

Alpar Kılınç, Go oyununu Galatasaray Lisesindeki yıllarında okuduğu ŞİBUMİ adlı kitaptan esinlenerek araştırdı. 1988'de ODTÜ Go Klübünü kurdu. 1989’da kurulan Türk-Japon Dostluk Derneği’nin Genel Sekreterliğini 1993 sonuna kadar devam ettirdiği dönemde burada Go oyununu tanıttı ve öğretti. 1992 yılında “Go, Dünyanın En Büyüleyici Oyunu” adlı kitabını yayınladı. 1994 Kasım’ında Go Oyuncuları Derneği'nin kurulması için girişimde bulundu ve bu derneğin yayını olarak ilk TAŞLI YOL Dergisinin 1’nci sayısını yayınladı.

Alpar, Türkiye'ye Go oyununu getiren adamdır.

Ayrıca 15'inci Alpar Kılınç Turnuvası 27- 28 Aralık 2008 tarihlerinde Ankara'da düzenlenmişti...

7 Ocak 2009

Eski MGK Genel Sekreteri Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, -Alpar'ın babası- Ergenekon soruşturması kapsamında apar topar gözaltına alındı. Oğlunun vefatının 13'üncü yılında böylesine onur kırıcı bir zelzeleye uğraması bu baba yiğidin harcı olmuştur.

Hangi Manada: Tarihin numeratik değerdeki bu tekerrürü içimi sızlatmaktadır. Televizyonda izlediğim bir görüntüde Tuncer Kılınç'ın Go tahtasına bakışını asla unutmayacağım.

Başka Manalar: Dün İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın'ın Ergenekon soruşturmalarıyla ilgili yaptığı açıklama ile Çağdaş Hukuk Devleti'mizin çatırtıları kelam olup dile gelmiştir.

8.1.09

Hatalı Domino's Reklam Filmi!


Sanırım go tahtasıyla karşılaştığım ilk reklam filmi bu. Başrolde Rick Rosner var, dünyanın en zeki adamı. Hedef, doğrudan Subway. Söylemleri '2 to 1'. Yani Subway ve benzerlerine 1000 basarız diyorlar. Domino's logosundaki dominonun rakamlarının 2 ve 1 olması da pek janti olmuş.

ANCAK!

Hangi Manada: Rick Rosner'ın IQ'su 200, rakibi olan küçük çocuğunsa sadece 100... Filmin 10'uncu saniyesinde Rick Rosner, go taşını bakkal amca gibi tutarak hamlesini yapıyor, ancak taşın rengi gözükmüyor. Hemen ardından küçük çocuk hamlesini yapıyor. AHA! Beyaz taşlar çocukta! Oysa, go'da beyaz taşları alan taraf kuvvetlidir. Oyun başında siyah taşları zayıf oyuncu alır ve oyunu açar.

Yani: Rick Rosner 200IQ'su ile tüyü bitmemiş yetimi kandırmış, onun 100IQ olduğunu bile bile beyaz taşları zayıf rakibe kakalamıştır. Siyah taşları da kendine alarak oyunda 1 taş öne geçme avantajını sinsi sinsi elde etmiştir.

Peki: Domino's Pizza'nın bu kalburüstü reklam filmi hatalıdır. Tespitse tespit.

26.5.08

Nedir bu oyun?




Fotoğraflar 2007 yapımı Hero'dan... Bilmediğimiz bir oyun oynanıyor... Nitekim bu sahnelerde oynanan oyunun GO olduğu pek çok yerde geçiyor. Wikipedia'ya inanmak...

ANCAK!

Bu sahnedeki oyun neden go olamaz?

1- Go, 19X19'luk tahtada oynanır. 13x13 ve 9x9 boyutları da bulunur. Ancak bunlar yeni başlayanlar ve çalışma yapanlar içindir.
Bu oyundaki çizgiler 10'a 10'dur.

2- Go'da kesişim noktalarına taş koyulur.
Bu oyunda alanlara koyulmuş.

3- Go taşlarının iki yüzü de eşittir. Gerçi tek yüzü düz olan taşlar da vardır ama malzeme icabıdır.
Bu oyundaki taşların tek yüzü düzdür.

4- Go'nun bir yüzü az taş çok alandır.
Bu oyunda is az alanda sık oranda taş görmekteyiz.

5- Go, karşıtlıklar üzerine kurulmuştur. Dikey çizgiler yatay çizgiler, siyah beyaz, taş ve tahta.
Bu oyun taşlarla, taş üzerinde oynanmaktadır.

Hele ki o çubuklar ne ola.
Go taşı orta parmak ve işaret parmağı arasında tutulur.

Bu oyun nedir ben de bilmiyorum.

25.5.08

Zar Böceği


Japonya doğumlu heykel ve grafik sanatçısı Keisuke Kishi'nin Insects of Wonder serisinden Insect of Dice. 1975 doğumlu, enteresan bir adam bu. Akla yatkın tek işi yukarıdaki. Ministry of Mystic Machines diye garip bir serisi var. Heykelleri 'Edo döneminde bilim kurgu' gibi. Gibi gibi.