young lions etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
young lions etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.6.09

Young Lions'ı kazanamadık ama...



... kasabanın içinde yeni bir 'hotel' kazandık. Hakikaten yeni. Bu odalarda ilk kalan bizmişiz...
Ha bi' de gelmiyoruz İstanbul'a. Ne işimiz var İstanbullarda.! Pis pis sıcakmış da, öf. Güzel buralar. Şarap içip, midye yiyip, güneşleniyoruz.
Lütfen aramayın.

Hangi Manada: Geri dönme ne olur, tü la...

Young Lions'ı kazanamadık


Dereceye bile giremedik. Üzüldük tabii ama n'apalım. Önümüzdeki maçlara bakacağız.
İtalyan'lar kazandı. Çok şeker çocuklardı. Briefing'i kaçırdığımızda bize yardımcı bile oldular. Helal olsun Antonio'ya!

Hangi Manada: Briefing'i kaçırdığımız gibi, sonuçların açıklandığı töreni de kaçırdık. Ama yemek olsun, parti olsun, kumar olsun, hiç kaçırmadık. Gerçi Carlton'daki opening partiyi kaçırdık, uyuya kalmışız.

Başka Manalar: Cyber, design ve press ödül törenine gittik. Young Lions belgeseli yapmışlar. Ben varım, Deniz var filan normal normal. Sonra birden müzik kesildi. Bi' baktım ben. Uyurken çekmiş itler. Gülenler oldu.

Anonimana: Gözyaşları, acının ümitsizliğe dönüşmesini önler.

22.6.09

flaş! flaş! flaş! Young Lions'da duvar gibi brief!


- Briefing'i kaçırdığımızı kimseye söylemeyelim tamam mı?
- Tamam.

21.6.09

Manzaracı

Henüz geldim...
Palmiyeler güzel. Sizin göremediğiniz havuz temizleyen zenci bi' abi var, o da fena değil. Lakin o vinç! Her şeyden kurtuldum, vinç gerçeğinden kurtulamadım. Al canımı vinç!
Hangi Manada: Deniz'in iPhone'u sıçtı, birbirimizi bulamadık. Pasaporttan harç pulsuz geçerek bi' ilke mi imza attık ne. Koştuk moştuk dangalak gibi. Uçağı kaçırıyorduk. Internetsiz kaldık 10 dakika kadar. Panik olduk haliyle. WiFi satın aldık hemen. Şifremizi call center'daki süper Jak'tan öğrendik. Call center ne demekmiş görsünler... Passwordü, bilmem neyi, Amerikan isimleri sıralayarak dikte ettik. Nina'nın N'si...

Sigarasız kaldık. O da ayrı bi' panik unsuru... 7 Euro'luk kırmızı Marlboro içiyoruz. (yırtık 5'lik kakaladık)
Aha içen de benim. Resmen zevk sigarası.

Çalışmaya başladık. Hadi bize rastgele.

10.6.09

Fransızca öğürüyorum


Görüşürüz kısmetse: Abiento
Oooh saatte geç olmuş: On va a kelör
Şunu istiyorum: Jö vö sa
Sen önce paradan haber ver: Sakut kombien
Nice beni bekler: Jö vö ale a Nice
Hesap lütfen: Silvuple lökont
İş güç?: Vu fet kel travay
Nerdensin koçum?: Vuzet dö kel pei?
Eczane: U ela farmasi
Anlamıyorum üstüme gelme: Jö vö komprampa
Bilmiyorum sorup durma: Jö vö sepa
İngilizce ol bana: Tü parl angle

Fransız dilinde yazdığım ilk ve çok başarılı şiir:

Vuzet dö kel pei
U ela farmasi
Sakut kombien
Jö vö komprampa
* * *
Vu fet kel travay
On va a kelör
Tü parle angle
Jö vö komprampa

Jekri: Fransızca da benim için bitmiştir.

29.4.09

Terbiyeli Genç Aslanlar

Üzerinden 2 gün bile geçmeden Young Lions sonuçları hararetle tartışılmaya başlandı. Birer yarışmacı olarak, dereceye giren işleri biz de tartıştık ve eleştirdik. Hatta müsabaka sırasında gözümüze değen ekranları dahi fiskos fiskos ettik. Ha, bu bi’ ayıpsa, siz hayatınız boyunca hiçbir şeyi eleştirmeyin emi.

Tebrikler, kutlamalar, sorular ve eleştiriler eşliğinde sosyalleştik yorum kutucuklarında. Pek modern, pek yapıcı, pek de mutluluk verici. Ancak rastladığım bir yorum, hakiki biçimde damarıma bastı. Ve emin olun ki; tazesi olduğum ve çok sevdiğim mesleğim sebebiyle bu kadar yorgun bu kadar stresli olmasam, ben de gecenin köründe tek tuşuna basmazdım şu kahve lekeli klavyenin.

Kimin, nasıl çalıştığını bilmem ama ben ve ait olduğum ekip, hangi şartlar altında çalışıyor olursa olsun iş ahlakına ters düşecek hiçbir davranışta bulunmamıştır, bulunamaz. Young Lions müsabakası, zaman ‘kısıtlaması’ sebebiyle kimilerine zorlu gelebilir ama ekibim için vız gelir tırıs geçer, bu kadar da net söylüyorum. Ama tabii, o kadar da kolay olmadı. Cannes’da yarışmaya hak kazandığımız işe bakacak olursanız duygusal ve teknik aksaklıklardan dolayı başımıza gelmeyen felaketin kalmadığını açıkça görebilirsiniz. Banner’ı bağladığımız random açılış sayfasını geçince multi in-brief konsept tasarımını bulacaksınız. Dikkatinizi dağıtmadan sol alt köşeye bakınca belki de bugüne kadar değerlendirmeye alınmış hiçbir işte olmayan çok önemli bir yerde bulacaksınız kendinizi. İşte orada, meslektaşlarımızın önüne geçebilmemizdeki en önemli faktörlerden biri olan, sosyal medya kullanımıyla karşılaşacaksınız.

Gmail’dan babamı da indirsem, diğer ekiplerin hiçbiri işin açılımlarını ve işlevselliğini düşünmediği ve bunları yapmadığı aşikar. Ama bence siz de bunu yapmayın.


Bir daha da Young Lions’a gelmem.

Yersen


Hangi Manada: Bu metin doğam gereği ‘+18’ standartlarına uygun biçimde yazılabilirdi lakin yazmadım. Beğenen olur, beğenmeyen olur ancak kıçımdaki terle çıkardığım işe hiçbir babayiğit yolsuzluk yağı süremez. Bu da böyle bilinedursun.

27.4.09

Young Lions 2009'U ALDIK!


Efendim,
ben deniz İrem Erman ve Deniz Yükselci olarak, 2009 Young Lions'ı kazanmış bulunuyoruz. Birinci olduğumuz Cyber kategorisinde Türkiye'yi temsil etmek üzere Haziran ayında Cannes'da yarışacağız.

Cannes'da da kazanmak istiyoruz. Daha iyi olup kazanacağız.


Konsept yaratıp, teaser banner ve websitesi yaptık. Hedef kitlemiz orta yaş üzeri entellektüel Avrupalılardı.
Yaptığımız işin dummy'si budur. Tıklayarak kurcalayın, çalışan 1-2 sayfamız var.

Hangi Manada: "Biz çalışmak ve içmekten başka pek bi' şey yapmayız." beyanıyla başlayan upuzun bir yarışma macerası yazmıştım. Ama sildim. Neticede kendimi tebrik ederim.